ARDIM SIRA UZANAN BEY DAĞLARINA SIRTIMI YASLAMISIM.GÖZÜM MAVİNİN TÜM TONLARININ BİR ARADA DANS ETTİĞİ AKDENİZDE.ÖZGÜRLÜĞÜMÜ HİSSEDERİM HER DALGA SESİNDE.UFUKDA GİDEN GEMİYE KADAR YÜZEBİLECEĞİM DÜŞÜNCESİYLE .HER MAVİYE BİR ANIM KARIŞIR HER DALGA DA BİR HÜZÜN KAYDEDERİM.
NE O GEMİYE KADAR YÜZÜP O GEMİYLE KAYBOLACAK GÜCÜM,NEDE ARKAMI DÖNDÜĞÜMDE BEY DAĞLARINI AŞABİLECEK DERMANIM VAR.
MAHKUM OLMUŞUM BEN BU KENTE.
ANTALYA BENİ YOK SAYDIN.AMA BEN SENDE VAROLMAYA ÇABALADIM.
NE SENDEN BİRİ OLABİLDİM ,NEDE BİR YABANCI.
ARTIK GITME VAKTİDİR SENDEN ,SENDE KAYBOLMADAN.
BİR ÇOCUKLA BERABER EMEKLEMEYE BAŞLAYARAK YAŞANMIŞ UZUN YILLAR KALIR GERİDE ,BİR KAÇ DOST ,DERİN BİR AŞK TAN HÜZÜN SARKAN KISA CÜMLELER.
AKDENİZ DALGALARIN ÖZGÜRLÜĞÜM DEĞİL ESARETİM OLDU,DAĞLARIN TIRMANIŞIM DEĞİL İNİŞİM OLDU.
NE TERK EDİŞ NE KAÇIŞ ,VAKTİ GELDİ YOLCULUĞUN GİTME ZAMANIDIR ŞİMDİ.
30 MAYIS 2007 SERAP
31 May 2007
29 May 2007
YAĞMUR
YAĞMUR
DANSÖZ BİR KADIN EDASIYLA
ÇEKTİ BULUTLARI ÜSTÜNE
ÖNCE BİR AĞACIN YAPRAKLARINDA
SALINDI
SONRA...
İNDİ CADDEYE
FONDA MÜZİK,ŞEHRİN GÜRÜLTÜSÜ
İNSANLAR KAÇIŞTI
O HIZLANDI
RİTİM DEĞİŞTİRİP ARADA BİR
AĞIR AĞIR DANSETTİ
RÜZĞARLA VALS YAPTI
YORULMUŞTU
ATTI BULUTLARI ÜSTÜNDEN
SELAMLADI DAMLACIKLARI GECEYİ
ŞEHRİ KARANLIKLA BAŞ BAŞA BIRAKTI.
1998 SERAP
DANSÖZ BİR KADIN EDASIYLA
ÇEKTİ BULUTLARI ÜSTÜNE
ÖNCE BİR AĞACIN YAPRAKLARINDA
SALINDI
SONRA...
İNDİ CADDEYE
FONDA MÜZİK,ŞEHRİN GÜRÜLTÜSÜ
İNSANLAR KAÇIŞTI
O HIZLANDI
RİTİM DEĞİŞTİRİP ARADA BİR
AĞIR AĞIR DANSETTİ
RÜZĞARLA VALS YAPTI
YORULMUŞTU
ATTI BULUTLARI ÜSTÜNDEN
SELAMLADI DAMLACIKLARI GECEYİ
ŞEHRİ KARANLIKLA BAŞ BAŞA BIRAKTI.
1998 SERAP
26 May 2007
AŞK YAŞAYANLAR İÇİNDİR.
AĞLADIĞINI ISTEMEM BEN ÖLÜRSEM.
BENİ EN SEVDİĞİN HALİMLE HATIRLA
UZAK BİR YERDE ÇALIŞTIĞI DÜŞÜN.
HAYATTA OLDUĞUMA İNAN.
BİR GÜN GELİR KENDİLİĞİNDEN
GEÇER BÜTÜN ÜZÜNTÜN.
HER YENİ GELEN GÜNÜ.
YENİ BİR ÜMÜTLE BEKLEMELİ.
HER YENİ GÜN YENİ HAVALARLA GELİR.
GECE, YAĞAN YAĞMURLA UYURSUN
SABAH, BİRDE BAKARSIN ODAN GÜNEŞLİ
HER GELEN VAPUR, TREN
YENİ İNSANLARLA GELİR.
BEN ESMERDİM GÜZELİM
BU SEFER SARIŞINI SEVERSİN.
AŞK YAŞAYANLAR İÇİNDİR.
NECATİ CUMALI
BENİ EN SEVDİĞİN HALİMLE HATIRLA
UZAK BİR YERDE ÇALIŞTIĞI DÜŞÜN.
HAYATTA OLDUĞUMA İNAN.
BİR GÜN GELİR KENDİLİĞİNDEN
GEÇER BÜTÜN ÜZÜNTÜN.
HER YENİ GELEN GÜNÜ.
YENİ BİR ÜMÜTLE BEKLEMELİ.
HER YENİ GÜN YENİ HAVALARLA GELİR.
GECE, YAĞAN YAĞMURLA UYURSUN
SABAH, BİRDE BAKARSIN ODAN GÜNEŞLİ
HER GELEN VAPUR, TREN
YENİ İNSANLARLA GELİR.
BEN ESMERDİM GÜZELİM
BU SEFER SARIŞINI SEVERSİN.
AŞK YAŞAYANLAR İÇİNDİR.
NECATİ CUMALI
25 May 2007
YAŞADIĞINI HİSSET
En yakınında duran sevdiklerin bile isteklerini ihtiyaçlarını fark etmeden bir karmaşanın içinde geçiriyorsun hayatını. Gittikçe katılaşarak yorularak ve yorulduğunu bile fark etmeyerek. Yaşam kavgası ne için ayakta kalabilmek adına.Farkına varmadan baharın geçip yazın geldiğini, gün içinde yağmur serpiştirdiğini sevdiklerinden birinin bir köşede acı çektiğini veya mutlu olduğunu.
Beynini kilitleyip koşturuyorsun.Zaman zaman sırt ve baş ağrılarının yorgunluk kaynaklı olduğunu bilebile dinlenmek için vaktin bile yok.
Yüreğinde yıllar öncesinden kalmış bir aşk kırpıntısı düşlerinde hala ona dair umutlar.
Değerlendirmelere kafanı takıyorsun sanki zayıf not alacak bir öğrenci gibisin.Kimine göre çok zeki,kimine göre kuş beyinlisin.Kimine göre güzel, kimine göre çok çirkinsin.Kimine göre iyi bir anne, kimine göre değilsin. Ne fark ediyor tüm bu değerlendirmeleri düşünüp üzülmek ne katıyor hayatına hadi olduğun istediğin gibi yaşa .Acıktığını hisset birileri acıktın mı diye sorunca anlama.
SERAP MAYIS 2007
Beynini kilitleyip koşturuyorsun.Zaman zaman sırt ve baş ağrılarının yorgunluk kaynaklı olduğunu bilebile dinlenmek için vaktin bile yok.
Yüreğinde yıllar öncesinden kalmış bir aşk kırpıntısı düşlerinde hala ona dair umutlar.
Değerlendirmelere kafanı takıyorsun sanki zayıf not alacak bir öğrenci gibisin.Kimine göre çok zeki,kimine göre kuş beyinlisin.Kimine göre güzel, kimine göre çok çirkinsin.Kimine göre iyi bir anne, kimine göre değilsin. Ne fark ediyor tüm bu değerlendirmeleri düşünüp üzülmek ne katıyor hayatına hadi olduğun istediğin gibi yaşa .Acıktığını hisset birileri acıktın mı diye sorunca anlama.
SERAP MAYIS 2007
24 May 2007
impossibleis nothing
impossible is nothing
“İmkansız, bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine, kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan, küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir.İmkansız bir gerçek değil bir görüştür.İmkansız bir iddia değil bir meydan okumadır.İmkansız potansiyeldir.Geçicidir.İmkansız yoktur.İmkansız hiçbir şeydir.
“İmkansız, bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine, kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan, küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir.İmkansız bir gerçek değil bir görüştür.İmkansız bir iddia değil bir meydan okumadır.İmkansız potansiyeldir.Geçicidir.İmkansız yoktur.İmkansız hiçbir şeydir.
23 May 2007
KANSER
KANSER ÜRKÜTÜCÜ KELİME SON YILLARDA BİR ÇOK İNSANIN ETRAFINDA UZAKTAN TANIDIĞI VEYA AKRABALARI BU HASTALIĞIN
BİR TÜRÜNE YAKALANIP TEDAVİ GÖRMÜŞ İYİLEŞMİŞ VEYA HAYATINI KAYBETMİŞ OLABİLİR.
ABLAM YAKLAŞIK ÜÇ YIL ÖNCE SAG KOLUNDA ŞİŞME VE AĞRI IÇIN DOKTORA GİTTİKTEN ALTI AY SONRA KENDİSİNE KANSER TEŞHİSİ KONDU.
BUGÜNE KADAR BİR ÇOK HASTALIKLA BAŞEDEBİLDİĞİ İÇİN KANSERİDE
ATLATABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORDUM HEP.VÜCÜDUNUN ÇEŞİTLİ YERLERİNE
SIÇRAYAN KANSER HÜCRELERİ İLE AZRAİLİNE BAŞI DİK CEVAP VERDİ HENÜZ ÖLMEM İÇİN ERKEN.ŞU ANDA GÖRÜNEN DURUM SAVAŞI AZRAİL KAZANACAKMIŞ GİBİ.KORKUNÇ AĞRILAR VE SAĞ AYAĞINDAKİ HİSSİZLİĞE
RAĞMEN ESPİRİ YETENEĞİNİ KAYBETMEDEN YAŞAMAYA ÇALIŞIYOR HALA.
İNŞALLAH KAZANIRSIN ABLA, İNŞALLAH TEKRAR AYAĞA KALKARSIN.
ALLAH YARDIMCIN OLSUN.
SERAP
BİR TÜRÜNE YAKALANIP TEDAVİ GÖRMÜŞ İYİLEŞMİŞ VEYA HAYATINI KAYBETMİŞ OLABİLİR.
ABLAM YAKLAŞIK ÜÇ YIL ÖNCE SAG KOLUNDA ŞİŞME VE AĞRI IÇIN DOKTORA GİTTİKTEN ALTI AY SONRA KENDİSİNE KANSER TEŞHİSİ KONDU.
BUGÜNE KADAR BİR ÇOK HASTALIKLA BAŞEDEBİLDİĞİ İÇİN KANSERİDE
ATLATABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORDUM HEP.VÜCÜDUNUN ÇEŞİTLİ YERLERİNE
SIÇRAYAN KANSER HÜCRELERİ İLE AZRAİLİNE BAŞI DİK CEVAP VERDİ HENÜZ ÖLMEM İÇİN ERKEN.ŞU ANDA GÖRÜNEN DURUM SAVAŞI AZRAİL KAZANACAKMIŞ GİBİ.KORKUNÇ AĞRILAR VE SAĞ AYAĞINDAKİ HİSSİZLİĞE
RAĞMEN ESPİRİ YETENEĞİNİ KAYBETMEDEN YAŞAMAYA ÇALIŞIYOR HALA.
İNŞALLAH KAZANIRSIN ABLA, İNŞALLAH TEKRAR AYAĞA KALKARSIN.
ALLAH YARDIMCIN OLSUN.
SERAP
19 May 2007
ANKARA' GİDİYORUM.
HEP BİR PARÇAMI O ŞEHİRDE BIRAKTIM.ÇÜNKÜ ORADA ÇOCUKLUĞUMUN VE GENÇLİĞİMİN BİR YIĞIN ANISI SAKLIYDI.TÜM SIRLARIMI BİLEN BİR CANLIYDI BENİM İÇİN ANKARA.TABİİ EN ÖNEMLİSİ AİLEM ORADAYDI.YAKLAŞIK BEŞ YAŞIMDAN BERİ BENİ EN ÇOK ETKİLİYEN CÜMLELER YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE EV KURMASINLAR TÜRKÜSÜNÜN SÖZLERİYDİ.ÖLÜRDÜMDE AŞRI AŞRI MEMLEKETE GİTMEZDİM.AMA BÜYÜK KONUŞMUŞUM .BELKİ KADER,
BELKİ TERCİHİM AİLEMEDEN VE ANKARDAN UZAKTA YAŞIYORUM YILLARDIR.İÇİMDE HİÇ AZALMAYAN AKSİNE HEP BÜYÜYEN BİR ÖZLEMLE.
İKİ GÜNÜ ANKARA’DA GEÇİRECEĞİM.SEBEBİ ZİYARETİM SON GÜNLERİNİ YAŞADIĞINI (ALLAH BİLİR TABİİ) DÜŞÜNDÜĞÜM ABLAMI DÜNYA GÖZÜ İLE SON BİR KEZ GÖRMEK OLSADA, YÜREĞİMDE BÜYÜK TARİFİ İMKANSIZ BİR SIZI İÇİNDEYKEN BİLE. İKİ GÜNLÜĞÜNE DAHİ OLSA ANKARA
DA OLMAK ANNEMİN KOKUSUNU DUYMAK ONUN YEMEKLERİNİ YEMEK BİR YANIMI MUTLU EDECEK.HAYAT İŞTE TÜM DUYGULARI AYNI ANDA YAŞAYABİLİYOR İNSAN.
19.05.2007 SERAP
BELKİ TERCİHİM AİLEMEDEN VE ANKARDAN UZAKTA YAŞIYORUM YILLARDIR.İÇİMDE HİÇ AZALMAYAN AKSİNE HEP BÜYÜYEN BİR ÖZLEMLE.
İKİ GÜNÜ ANKARA’DA GEÇİRECEĞİM.SEBEBİ ZİYARETİM SON GÜNLERİNİ YAŞADIĞINI (ALLAH BİLİR TABİİ) DÜŞÜNDÜĞÜM ABLAMI DÜNYA GÖZÜ İLE SON BİR KEZ GÖRMEK OLSADA, YÜREĞİMDE BÜYÜK TARİFİ İMKANSIZ BİR SIZI İÇİNDEYKEN BİLE. İKİ GÜNLÜĞÜNE DAHİ OLSA ANKARA
DA OLMAK ANNEMİN KOKUSUNU DUYMAK ONUN YEMEKLERİNİ YEMEK BİR YANIMI MUTLU EDECEK.HAYAT İŞTE TÜM DUYGULARI AYNI ANDA YAŞAYABİLİYOR İNSAN.
19.05.2007 SERAP
18 May 2007
KADERİN RÜYASI
KADERİN RÜYASI
Bir rüya görürüm sık sık
Renkler içinde bir oda
Bir yatak cam kenarında
Buluşurdu gözlerim
Sabah aydınlığıyla,
Bir çok oyuncak etrafta,
Sarılır bir ayıcığa,
Sım sıcak
Uyuyakalırdım,
Dinlerken bir masal.
Sallanırdım bir salıncakta,
Olabildiğince hızlı,
Alabildiğince uzağa,
Yakalamak ister gibi
Gökyüzünü.
Bir ses gelirdi arkadan,
Düşersin yavrum dikkat et.
Bir ses gelirdi arkadan,
Terlersin yavrum dikkat et.
Bir ses gelirdi arkadan,
ANNEMİN.
Tam binmişken beyaz bir güvercinin kanadına,
Uçarken kırların üstünde,
Ranzada bulurdum kendimi.
Kaybolurdu duvarda
O kuş,
O kırlar,
O ses,
O salıncak,
O oda.
Mayıs 95 SERAP
Bir rüya görürüm sık sık
Renkler içinde bir oda
Bir yatak cam kenarında
Buluşurdu gözlerim
Sabah aydınlığıyla,
Bir çok oyuncak etrafta,
Sarılır bir ayıcığa,
Sım sıcak
Uyuyakalırdım,
Dinlerken bir masal.
Sallanırdım bir salıncakta,
Olabildiğince hızlı,
Alabildiğince uzağa,
Yakalamak ister gibi
Gökyüzünü.
Bir ses gelirdi arkadan,
Düşersin yavrum dikkat et.
Bir ses gelirdi arkadan,
Terlersin yavrum dikkat et.
Bir ses gelirdi arkadan,
ANNEMİN.
Tam binmişken beyaz bir güvercinin kanadına,
Uçarken kırların üstünde,
Ranzada bulurdum kendimi.
Kaybolurdu duvarda
O kuş,
O kırlar,
O ses,
O salıncak,
O oda.
Mayıs 95 SERAP
KADERİN RÜYASI
KADERİN RÜYASI
Bir rüya görürüm sık sık
Renkler içinde bir oda
Bir yatak cam kenarında
Buluşurdu gözlerim
Sabah aydınlığıyla,
Bir çok oyuncak etrafta,
Sarılır bir ayıcığa,
Sım sıcak
Uyuyakalırdım,
Dinlerken bir masal.
Sallanırdım bir salıncakta,
Olabildiğince hızlı,
Alabildiğince uzağa,
Yakalamak ister gibi
Gökyüzünü.
Bir ses gelirdi arkadan,
Düşersin yavrum dikkat et.
Bir ses gelirdi arkadan,
Terlersin yavrum dikkat et.
Bir ses gelirdi arkadan,
ANNEMİN.
Tam binmişken beyaz bir güvercinin kanadına,
Uçarken kırların üstünde,
Ranzada bulurdum kendimi.
Kaybolurdu duvarda
O kuş,
O kırlar,
O ses,
O salıncak,
O oda.
Mayıs 95 SERAP
Bir rüya görürüm sık sık
Renkler içinde bir oda
Bir yatak cam kenarında
Buluşurdu gözlerim
Sabah aydınlığıyla,
Bir çok oyuncak etrafta,
Sarılır bir ayıcığa,
Sım sıcak
Uyuyakalırdım,
Dinlerken bir masal.
Sallanırdım bir salıncakta,
Olabildiğince hızlı,
Alabildiğince uzağa,
Yakalamak ister gibi
Gökyüzünü.
Bir ses gelirdi arkadan,
Düşersin yavrum dikkat et.
Bir ses gelirdi arkadan,
Terlersin yavrum dikkat et.
Bir ses gelirdi arkadan,
ANNEMİN.
Tam binmişken beyaz bir güvercinin kanadına,
Uçarken kırların üstünde,
Ranzada bulurdum kendimi.
Kaybolurdu duvarda
O kuş,
O kırlar,
O ses,
O salıncak,
O oda.
Mayıs 95 SERAP
17 May 2007
ADIM KADER BENİM
ADIM KADER BENİM
Bilemem geçmişimi ben,
Soramam da kimselere
Muhtemelen,
İyi bir gelecek için,bir kadın
Bırakmıştır beni
Ya cami avlusuna,
Ya karakol kapısına.
Sorulmaz kimselere
Nerede bulunduğum.
Yine muhtemelen
Bilmiyordur
Babam olacak kişi
Bir çocuğa sahip olduğunu.
Adım kader benim
Kim koymuş ismimi?
Onu da bilemem
Bırakan mı?
Bulanlar mı?
Ben burada yaşarım
Bir çok kaderle bir arada
Bitlenmesin diye
Kısacık kesilir saçlarımız.
Yaşarım,
Beni karnında büyütmemiş
Ama,
Yüreğinde büyütecek bir
Yumuşak yüzün hayaliyle.
Gelirler
Buraya bayanlar,
Çoğu geniş kalçalı,
Hazırlamış çocuğuna,
Yumurtalı salamlı bir kahvaltı
Derslerini kontrol ettikten sonra
Uğurlamış okula
E.............
Konkene gitmekten iyidir
Deyip
Gelmiş buralara
Yapmacık ve sahtekar bazısı
Dokunmaktan korkarlar bize
Sevmeye çalışır çoğu ama,
Varına evlerine
Besbelli akıllarından çıkarırlar bizi.
Yinede gidince onlar
Çöker akşama kimsesizlik
Çöker akşama acı.
İşte o bayanlardan biri
Pek etkilediydi beni,
Elleri vardı,
Yumuşacık, sıcak
Elleri vardı,
Düşlerimdeki kadının elleri gibi.
Okşar yanağımı
Tatardı saçlarımı
Bağlanmıştım ona,
Lakin
Gelmez oldu, bir zaman sonra
Rüyalarımda ki
Yüzü belirsiz kadının
Yerini alıverdi.
İri kahverengi gözleri vardı
İri kahverengi
Neşe dolu
Benim gözlerim gibi.
Mayıs 95 SERAP
Bilemem geçmişimi ben,
Soramam da kimselere
Muhtemelen,
İyi bir gelecek için,bir kadın
Bırakmıştır beni
Ya cami avlusuna,
Ya karakol kapısına.
Sorulmaz kimselere
Nerede bulunduğum.
Yine muhtemelen
Bilmiyordur
Babam olacak kişi
Bir çocuğa sahip olduğunu.
Adım kader benim
Kim koymuş ismimi?
Onu da bilemem
Bırakan mı?
Bulanlar mı?
Ben burada yaşarım
Bir çok kaderle bir arada
Bitlenmesin diye
Kısacık kesilir saçlarımız.
Yaşarım,
Beni karnında büyütmemiş
Ama,
Yüreğinde büyütecek bir
Yumuşak yüzün hayaliyle.
Gelirler
Buraya bayanlar,
Çoğu geniş kalçalı,
Hazırlamış çocuğuna,
Yumurtalı salamlı bir kahvaltı
Derslerini kontrol ettikten sonra
Uğurlamış okula
E.............
Konkene gitmekten iyidir
Deyip
Gelmiş buralara
Yapmacık ve sahtekar bazısı
Dokunmaktan korkarlar bize
Sevmeye çalışır çoğu ama,
Varına evlerine
Besbelli akıllarından çıkarırlar bizi.
Yinede gidince onlar
Çöker akşama kimsesizlik
Çöker akşama acı.
İşte o bayanlardan biri
Pek etkilediydi beni,
Elleri vardı,
Yumuşacık, sıcak
Elleri vardı,
Düşlerimdeki kadının elleri gibi.
Okşar yanağımı
Tatardı saçlarımı
Bağlanmıştım ona,
Lakin
Gelmez oldu, bir zaman sonra
Rüyalarımda ki
Yüzü belirsiz kadının
Yerini alıverdi.
İri kahverengi gözleri vardı
İri kahverengi
Neşe dolu
Benim gözlerim gibi.
Mayıs 95 SERAP
16 May 2007
ÇOCUKLUĞUM
ÇOCUKLUĞUM
BUZDAN BİR ŞEKERLİĞİN İÇİNDE
ERİDİ ÇOCUKLUĞUM
ÇİZGİLER ARASINDA SEKTİRİRKEN TAŞI
SİLİNDİ ÇİZGİLER
ÖNÜM ARKAM SAĞIM SOLUM SÖBE
AÇTIM GÖZLERİMİ
ARKADAŞLARIM ÇIKMADILAR BİR DAHA
SAKLANDIKLARI YERDEN
ÜST ÜSTE DİZİLİ YEDİ TAŞI
DEVİRİVERDİ TOP
DAĞILDI HAYALLERİM
ANLADIM
NE KADAR HIZLI SALLANIRSAM SALLANAYIP
BENİ GÖKYÜZÜNE
ULAŞTIRAMAYACAKTI SALINCAĞIM.
SERAP
BUZDAN BİR ŞEKERLİĞİN İÇİNDE
ERİDİ ÇOCUKLUĞUM
ÇİZGİLER ARASINDA SEKTİRİRKEN TAŞI
SİLİNDİ ÇİZGİLER
ÖNÜM ARKAM SAĞIM SOLUM SÖBE
AÇTIM GÖZLERİMİ
ARKADAŞLARIM ÇIKMADILAR BİR DAHA
SAKLANDIKLARI YERDEN
ÜST ÜSTE DİZİLİ YEDİ TAŞI
DEVİRİVERDİ TOP
DAĞILDI HAYALLERİM
ANLADIM
NE KADAR HIZLI SALLANIRSAM SALLANAYIP
BENİ GÖKYÜZÜNE
ULAŞTIRAMAYACAKTI SALINCAĞIM.
SERAP
15 May 2007
YAĞMUR DİNMİŞTİ YA KORKULARI
YAĞMUR DİNMİŞTİ, YA KORKULARI...
Cama çarpan iri yağmur damlalarının sesi ile yatağında gözlerini açtı kadın.Öylece kaldı birden, sessizliği rüzgarın uğultusu bozmaktaydı.Anlamsız bir can sıkıntısı içinde yanında uyuyan adama sarılmak istedi, belki onun sıcaklığı ile içindeki korku ile karışık sıkıntı dağılabilirdi, vazgeçti.Yatağın içinde döndü durdu bir süre. Düşündü mutlumuydu, hayatını sorguladı, o yanındaki yabancı yedi senelik kocası ,çocuğunun babası ama yabancı, tekrar sarılmak istedi ona yine vazgeçti.
Onu seviyor muydu. Ondan korkuyor muydu, belki de hayatı korkular üzerine kuruluydu.
Babasından korkardı önceleri, sonra öğretmenlerinden ama severdi de.Yoksa tüm sevgileri korkudan mıydı. Şimdide kocasından korkuyordu.
Neden korkuyordu kocasından, onu üzmekten mi, onunla kavga etmekten mi, evde huzursuzluk çıkmasından mı, korkusuna isim bulamamıştı bir türlü.Belki de sebep onun alaycı tavırlarına maruz kalmaktı.Evet onun istediği gibi olamamaktandı korkusu.
Aslında pek karışmazdı adam onun hayatına öğle paydoslarında ne yaptığına,giyimine kuşamına.Belki arada bir yakışmış dese mutlu olurdu kadın.Ama yorum yapmazdı adam,kim bilir belki konuşmaya üşendiği için.
Neyse çok şükür uzun seneler sonrada olsa artık dostları vardı onların.Dostları tarafından anlaşıldığına ve sevildiğine inanıyor, bu sefer de onları kaybetmekten korkuyordu.
Pazar gezintilerini, dost ziyaretlerini, sinemayı, tiyatroyu hep gereksiz bulmuştu adam.Artık köpekleri vardı da onun sayesinde Pazar yürüyüşleri yapar olmuşlardı. Zaten kadının yapmak istediklerinin gereksizliğine inandırmıştı ya adam onu.
Her gülüşünden, her söylediği sözden sonra adamın yüzündeki ifadeleri anlamlaştırmaya çalışırdı kadın.
Korkuyordu sevgisi korkudan, kişiliği ve özgürlüğü korkudan kaybolmuş.
Bir an onu uyandırıp seni sevmek istiyorum, senden korkmak değil diye haykırmak istedi
Sonra çalan saatin sesiyle uyandı adam birbirlerine gülümsediler. Uyuyamadım dedi kadın, yağmurun sesi beni rahatsız etti.
Köpeği gezdirdi, kahvaltıyı hazırladı adam, kadın çocuğu giydirdi kendi giyindi.Şanslı olduğuna karar verdi,Türkiye’de kaç kadının kahvaltı hazırlayan kocası vardı, hem üstelik akşam yemeği hazırlıklarına da yardım ederdi.
Evden çıktılar yağmur dinmişti, ya korkuları! 16 MART 95 SERAP
Cama çarpan iri yağmur damlalarının sesi ile yatağında gözlerini açtı kadın.Öylece kaldı birden, sessizliği rüzgarın uğultusu bozmaktaydı.Anlamsız bir can sıkıntısı içinde yanında uyuyan adama sarılmak istedi, belki onun sıcaklığı ile içindeki korku ile karışık sıkıntı dağılabilirdi, vazgeçti.Yatağın içinde döndü durdu bir süre. Düşündü mutlumuydu, hayatını sorguladı, o yanındaki yabancı yedi senelik kocası ,çocuğunun babası ama yabancı, tekrar sarılmak istedi ona yine vazgeçti.
Onu seviyor muydu. Ondan korkuyor muydu, belki de hayatı korkular üzerine kuruluydu.
Babasından korkardı önceleri, sonra öğretmenlerinden ama severdi de.Yoksa tüm sevgileri korkudan mıydı. Şimdide kocasından korkuyordu.
Neden korkuyordu kocasından, onu üzmekten mi, onunla kavga etmekten mi, evde huzursuzluk çıkmasından mı, korkusuna isim bulamamıştı bir türlü.Belki de sebep onun alaycı tavırlarına maruz kalmaktı.Evet onun istediği gibi olamamaktandı korkusu.
Aslında pek karışmazdı adam onun hayatına öğle paydoslarında ne yaptığına,giyimine kuşamına.Belki arada bir yakışmış dese mutlu olurdu kadın.Ama yorum yapmazdı adam,kim bilir belki konuşmaya üşendiği için.
Neyse çok şükür uzun seneler sonrada olsa artık dostları vardı onların.Dostları tarafından anlaşıldığına ve sevildiğine inanıyor, bu sefer de onları kaybetmekten korkuyordu.
Pazar gezintilerini, dost ziyaretlerini, sinemayı, tiyatroyu hep gereksiz bulmuştu adam.Artık köpekleri vardı da onun sayesinde Pazar yürüyüşleri yapar olmuşlardı. Zaten kadının yapmak istediklerinin gereksizliğine inandırmıştı ya adam onu.
Her gülüşünden, her söylediği sözden sonra adamın yüzündeki ifadeleri anlamlaştırmaya çalışırdı kadın.
Korkuyordu sevgisi korkudan, kişiliği ve özgürlüğü korkudan kaybolmuş.
Bir an onu uyandırıp seni sevmek istiyorum, senden korkmak değil diye haykırmak istedi
Sonra çalan saatin sesiyle uyandı adam birbirlerine gülümsediler. Uyuyamadım dedi kadın, yağmurun sesi beni rahatsız etti.
Köpeği gezdirdi, kahvaltıyı hazırladı adam, kadın çocuğu giydirdi kendi giyindi.Şanslı olduğuna karar verdi,Türkiye’de kaç kadının kahvaltı hazırlayan kocası vardı, hem üstelik akşam yemeği hazırlıklarına da yardım ederdi.
Evden çıktılar yağmur dinmişti, ya korkuları! 16 MART 95 SERAP
YÜREĞİMDEN KOPANLAR
HİSSEDER KENDİMDE SENİ
SENDE KENDİMİ BULURUM
BENİ ARAMA HİÇ BİR YERDE
BEN SENDE SEN OLURUM..........
--------......--------
SENSİZ YAŞANMAYAN SENSİZLİĞİMİN ÜZERİNDEN
KAÇ ZAMAN GEÇTİ BİLMİYORUM...?
BENİ SENSİZ DEĞİL,
BENİ BENSİZ BIRAKTIĞIN...
BU ŞEHİRDE
ANSIZIN...
ANILAR DÖKÜLDÜ ÜZERİME
MUTLANDIM, UMUTLANDIM,
HÜZÜNLENDİM, AĞLADIM...
GEL GÖZYAŞLARIM KURUMADAN
TENİMİ TENİNDE HAPSETMEYE,
SENİ BENDE BULMAYA GEL
10.07.2002 SERAP
SENDE KENDİMİ BULURUM
BENİ ARAMA HİÇ BİR YERDE
BEN SENDE SEN OLURUM..........
--------......--------
SENSİZ YAŞANMAYAN SENSİZLİĞİMİN ÜZERİNDEN
KAÇ ZAMAN GEÇTİ BİLMİYORUM...?
BENİ SENSİZ DEĞİL,
BENİ BENSİZ BIRAKTIĞIN...
BU ŞEHİRDE
ANSIZIN...
ANILAR DÖKÜLDÜ ÜZERİME
MUTLANDIM, UMUTLANDIM,
HÜZÜNLENDİM, AĞLADIM...
GEL GÖZYAŞLARIM KURUMADAN
TENİMİ TENİNDE HAPSETMEYE,
SENİ BENDE BULMAYA GEL
10.07.2002 SERAP
12 May 2007
MAVİ GÜL EFSANESİ
MAVİ GÜL EFSANE Uzun çok uzun yıllar önce mutluluk ve güzellik içinde yaşayan bir topluluk varmış. Başarılı, sevecen,dürüst insanlarmış bunlar. Bu toplumu çekemeyen komşuları ise mutluluklarını bozmak için çeşitli planlar kurar dururlarmış.Amaçları ise kaleyi içten işgal etmekmiş. Hemen işe koyulmuşlar tabi. Kısa bir zaman sonra bu mutlu toplulukta isyanlar ve kavgalar başlamış. Bunu fırsat bilen diğer topluluklar ise hemen savaş açmışlar. Kendi iç savaşları yetmezmiş gibi birde, diğer toplumlarla yıllarca savaşıp iyice yılan bu insanlar göç etmeye karar vermiş. Savaştan arta kalanlar yollara düşmüşler huzuru bulmak için. Dolanıp durmuşlar. Ve bir gün bir tipinin ortasında kalmışlar. Ama ne tipi; tam 15 gün sürmüş. Bittiğinde ise bulundukları yerin dağlarla korunaklı bir yer olduğunu keşfetmişler. Güneşin güzel ışınları karlarda dans ederken,uzakta başını gökyüzüne kaldırmış duran MAVi bir gül görmüşler. Saatlerce bu güle bakıp hayal kurmuşlar. Bu gül onları öylesine etkilemiş ki, çiçeğin bir sihirli, bir gücü olduğuna inanmışlar. Nasıl inanmasınlar ki soğuk bir bölgede sıcağı seven bir gül duruyor. Bu çiçeğin onları koruyacağına inanmışlar ve oraya yerleşmeye karar vermişler. Yıllarca mesut yaşamışlar; eski güçlerine tekrar kavuşmuşlar bu bölgede. Tabi biricik gülleri de onları yalnız bırakmamış; her yıl ayni yerde ve zamanda çıkmaya başlamış. Ünleri yine tüm dünyayı sarsmaya başlayınca herkes şaşırıp kalmış bu işe. Gel zaman git zaman bir gün MAVİ gül çıkmamış. Hemen ertesinde ise o mutlu toplulukta kaybolmuş.Ticaret yapan kervanlar bir gün bu ülkeye gelince o topluluğu bulamamışlar.Kimse o güzel insanların ve gülün akıbetini çözememiş. O toplumdan ise sadece ağızdan ağza söylenen şu sözler kalmış : " - Saflığın, Dürüstlüğün, Sevginin, Onurun, Mutluluğun, Özgürlüğün çiçeğidir Mavigül. Bizler bu çiçek sayesinde sevgiye ve özgürlüğe ulaştık; Yaşamın gizemine eriştik... Şimdi ise mutluluğa eriyoruz..! Size bir armağanımız olacak. Mavi Gülü size de bırakacağız; Yaşamın anlamını öğrenmeniz için. Bu EFSANE ÇİÇEK dünyanın herhangi bir yerinde ve herhangi bir zamanda ortaya çıkarak sizi şaşırtacak. Onu görenler ise dünyanın en bahtiyar, en mutlu ve şanslı insanları olacaklar. " İşte efsane böyle* inanıyoruz ki; herkesin hayalinde yaşattığı bir Mavi Gülü vardır.Mavi gül zerafetin ve sevginin simgesidir.sizde sevdiğinize sevginizin simgesi olan Gülü verin..Mavi gül efsanesi,Sevginin ışığı yolunuzu aydınlatsın.
LAVİNYA NET TEN ALINMIŞTIR.
LAVİNYA NET TEN ALINMIŞTIR.
ANNELER GÜNÜ MESAJI
TEŞEKKÜRLER
BİZE DOĞURGANLIK AYRICALIĞI VERDİĞİ
İÇİN TANRI’YA...
TEŞEKKÜRLER
İNSAN,KADIN,ANNE OLMA YOLUNDA YAŞANAN
MÜCADELEDE HER KOŞULDA EVLATLARININ
ARDINDA DURABİLEN ANNELERE...
TEŞEKKÜRLER
KARŞILIKSIZ,KOŞULSUZ ANNELERİNİ SEVEBİLEN
TÜM EVLATLARA...
YALNIZCA DOKUZ AY KARNINDA
TAŞIYABİLMEK DEĞİDİR ANNELİK...
YÜREKTE BESLENEN SEVGİ İLE BÜYÜTÜLEN
EVLATLARLA ANLAM KAZANIR.
BU BAĞLAMDA KUTLUYORUM
TÜM ANNE DOSTLARIMIN
ANNELER GÜNÜNÜ
SERAP
BİZE DOĞURGANLIK AYRICALIĞI VERDİĞİ
İÇİN TANRI’YA...
TEŞEKKÜRLER
İNSAN,KADIN,ANNE OLMA YOLUNDA YAŞANAN
MÜCADELEDE HER KOŞULDA EVLATLARININ
ARDINDA DURABİLEN ANNELERE...
TEŞEKKÜRLER
KARŞILIKSIZ,KOŞULSUZ ANNELERİNİ SEVEBİLEN
TÜM EVLATLARA...
YALNIZCA DOKUZ AY KARNINDA
TAŞIYABİLMEK DEĞİDİR ANNELİK...
YÜREKTE BESLENEN SEVGİ İLE BÜYÜTÜLEN
EVLATLARLA ANLAM KAZANIR.
BU BAĞLAMDA KUTLUYORUM
TÜM ANNE DOSTLARIMIN
ANNELER GÜNÜNÜ
SERAP
YÜREĞİMDEN KOPANLAR
SERAP’IN YÜREĞİNDEN KOPANLAR
“HAYALLERİM AŞKIM VE SEN”
Yüreğimde sana açtığım kapıyı aralık bırakmadan kapatıp gittin.En gizli sırlarımı gözümden
İki damla yaş süzülürken çözdüğünde, kara bir çarşafa bürünmüş gibi gözüken bedenim çıplaktı senin karşında, benzer acılarla yoğrulmuş bedenlerimizin tensel buluşmasına izin vermeden gittin.Burnumun direği sızlıyor inan,gözlerine kilitlendiğim noktadayım.itiraf edilmemiş duyguları şarkıların nakaratlarında saklıyorum.Sayende günahlarından arındırılmış ruhumla,ebedi bir aşkın mahsumiyetini yaşıyorum.
Yüreğimde derin bir iz var. Burnumda kokun ve ellerimde ellerinin sıcaklığı, yürüyorum seninle...Sessiz öpücükler çözülmeyen sırların içine gömülürken,inanıyorum ki biz sadece ikimizin bildiği sessiz sonda buluşacağız.
Serap 2001
“HAYALLERİM AŞKIM VE SEN”
Yüreğimde sana açtığım kapıyı aralık bırakmadan kapatıp gittin.En gizli sırlarımı gözümden
İki damla yaş süzülürken çözdüğünde, kara bir çarşafa bürünmüş gibi gözüken bedenim çıplaktı senin karşında, benzer acılarla yoğrulmuş bedenlerimizin tensel buluşmasına izin vermeden gittin.Burnumun direği sızlıyor inan,gözlerine kilitlendiğim noktadayım.itiraf edilmemiş duyguları şarkıların nakaratlarında saklıyorum.Sayende günahlarından arındırılmış ruhumla,ebedi bir aşkın mahsumiyetini yaşıyorum.
Yüreğimde derin bir iz var. Burnumda kokun ve ellerimde ellerinin sıcaklığı, yürüyorum seninle...Sessiz öpücükler çözülmeyen sırların içine gömülürken,inanıyorum ki biz sadece ikimizin bildiği sessiz sonda buluşacağız.
Serap 2001
11 May 2007
AKLINA YENİK DÜŞENLER İÇİN
ALTI KAVAL ÜSTÜ ŞİŞHANE MEVSİMİ.İLBAHARLA YAZIN BİRBİRİNE KARŞI
VERDİĞİ BİR DOĞA DİDİŞMESİ,DUYGULARINA YANSIR.YAZLIKLAR VE KIŞLIKLAR ARASINDA NE GİYİP DIŞARI ÇIKACAĞINI BİLEMEZKEN AYAĞINDA
KES LE YAĞMURA YAKALANIVERİRSİN.TOPRAK KOKAR BURNUNDA ANİDEN
GÜNEŞ GÖRÜNÜR BULUTLARIN ARASINDA.AKLIN KARIŞIRIR BİR ANDA,YÜREĞİNLE BİR DİDİŞME İÇİNEDAŞKA YAKALANIRSIN. ISRARLA İSTEMEZSİN DUYGULARINI İNKAR EDERSİN,YAŞANMAMALI DERSİN.KISA MUTLULUK ANLARI YARATIRSIN TESADÜFLERE SIĞINIRSIN.KUŞ CIVILTILARI İLE UYANIRSIN,AYNI ANDA KALPİNDEKİ RİTMİ FARKEDERSİN.HERŞEYİ UNUTURSUN YAPMAN GEREKEN İŞLERİ, ÖDENMEYEN FATURALARI,
PARASIZLIĞINI,YARINSIZLIĞINI...YARININ OLUR,UMUDUN OLUR,AKLIN YENİK ÇIKAR,İLKBAHARIN YAZA YENİLMESİ MİSALİ...SEBEBİNİ BAHARADAN BİL, GÖNÜL BU FERMAN DİNLEMİYOR DE,ALDIRMA HİÇ KİMSEYE NASIL GEÇİYORSA İÇİNDEN ÖYLE YAŞA
2007 NİSAN SERAP
VERDİĞİ BİR DOĞA DİDİŞMESİ,DUYGULARINA YANSIR.YAZLIKLAR VE KIŞLIKLAR ARASINDA NE GİYİP DIŞARI ÇIKACAĞINI BİLEMEZKEN AYAĞINDA
KES LE YAĞMURA YAKALANIVERİRSİN.TOPRAK KOKAR BURNUNDA ANİDEN
GÜNEŞ GÖRÜNÜR BULUTLARIN ARASINDA.AKLIN KARIŞIRIR BİR ANDA,YÜREĞİNLE BİR DİDİŞME İÇİNEDAŞKA YAKALANIRSIN. ISRARLA İSTEMEZSİN DUYGULARINI İNKAR EDERSİN,YAŞANMAMALI DERSİN.KISA MUTLULUK ANLARI YARATIRSIN TESADÜFLERE SIĞINIRSIN.KUŞ CIVILTILARI İLE UYANIRSIN,AYNI ANDA KALPİNDEKİ RİTMİ FARKEDERSİN.HERŞEYİ UNUTURSUN YAPMAN GEREKEN İŞLERİ, ÖDENMEYEN FATURALARI,
PARASIZLIĞINI,YARINSIZLIĞINI...YARININ OLUR,UMUDUN OLUR,AKLIN YENİK ÇIKAR,İLKBAHARIN YAZA YENİLMESİ MİSALİ...SEBEBİNİ BAHARADAN BİL, GÖNÜL BU FERMAN DİNLEMİYOR DE,ALDIRMA HİÇ KİMSEYE NASIL GEÇİYORSA İÇİNDEN ÖYLE YAŞA
2007 NİSAN SERAP
SEVME SANATI
Hiç bir şey bilmeyen hiç bir şey sevmez.Hiç bir şey yapmayan hiç bir şey anlamaz.Hiç bir şey
anlamayan değersizdir.Ya anlayan? O hem sever, hem bakar, hem görür... Bir şeyde ne denli
çok bilgi varsa, o denli büyük sevgi vardır. Tüm yemişlerin çileklerle aynı zamanda olgunlaştığını sanan biri, üzümler hakkında hiç birşey bilmiyor demektir.
PARACELSUS
anlamayan değersizdir.Ya anlayan? O hem sever, hem bakar, hem görür... Bir şeyde ne denli
çok bilgi varsa, o denli büyük sevgi vardır. Tüm yemişlerin çileklerle aynı zamanda olgunlaştığını sanan biri, üzümler hakkında hiç birşey bilmiyor demektir.
PARACELSUS
YÜREĞİMDEN KOPANLAR
GERİYE SADECE KÜÇÜCÜK BİR NOT KAĞIDINA YAZILMIŞ,ÜÇ SÖZCÜKTEN OLUŞAN BİR CÜMLE KALDI.SENİ ÇOK SEVİYORUM.DÜŞÜNSENE TIPKI ŞARKIDA SÖYLEDİĞİ
GİBİ BİRLİKTE ÇEKİLMİŞ BİR RESMİMİZ BİLE YOK.BELLEĞİDE FLİM ŞERİDİ HALİNDE
DAR ZAMANLARDA KOŞTUR KOŞTUR YAŞANMIŞLIKLAR.DUDAĞIMDA HEP AYNI ŞARKI "SÖZ VERMİŞTİN BANA,YANI BAŞIMDA YAŞLANMAYA"
SEN BANA HİÇ SÖZ VERMEDİN ASLINDA,SADECE YANI BAŞIMDA YAŞLANMAYI HAYAL
ETTİN BENİ HAYALLERİNE ORTAK SEÇTİN.HAYALLERİNLE ÖYLE MUTLULUĞA KAPTIRDIK Kİ KENDİMİZİ, OLMAYACAĞINI ANLADIĞIMIZDA BİLE OLDURULABİRLİRMİŞ GİBİ DAVRANDIK.TEK SUÇU BENİM ASLINDA ZAMANSIZ GİRDİM HAYATINA,ZAMANSIZ ÇIKIYORUM.YIRTILIP ATILACAK BİR ŞEY OLMADIĞI İÇİN GERİDE, HAYALLERİMİZİN COŞKUSUNU YÜREĞİME KİLİTLEYİP,HAYALLERİMİZİ GÖKYÜZÜNE ÜFLÜYORUM.DOĞRU BİR SEVDADA
TEKRAR BULUŞSUNLAR DİYE.GERİYE TORUNLARIMIZA BİLE ANLATILMIYACAK
KADAR GİZLİ BİR AŞKIN HÜZÜNLÜ ANILARI KALDI.
ADININ ĞEÇTİĞİ HER YERDE YÜREĞİME BİR SIZI İNİYOR.ŞARKILARA SAKLANMIŞ
SİTEMLER İÇİMİ DAĞLIYOR.GÖZÜMDE BİRİKEN YAŞLARI SORANLARA VERİLECEK
BİR YANITIM BİLE YOK NE ACI.
19.08.2002 SERAP
GİBİ BİRLİKTE ÇEKİLMİŞ BİR RESMİMİZ BİLE YOK.BELLEĞİDE FLİM ŞERİDİ HALİNDE
DAR ZAMANLARDA KOŞTUR KOŞTUR YAŞANMIŞLIKLAR.DUDAĞIMDA HEP AYNI ŞARKI "SÖZ VERMİŞTİN BANA,YANI BAŞIMDA YAŞLANMAYA"
SEN BANA HİÇ SÖZ VERMEDİN ASLINDA,SADECE YANI BAŞIMDA YAŞLANMAYI HAYAL
ETTİN BENİ HAYALLERİNE ORTAK SEÇTİN.HAYALLERİNLE ÖYLE MUTLULUĞA KAPTIRDIK Kİ KENDİMİZİ, OLMAYACAĞINI ANLADIĞIMIZDA BİLE OLDURULABİRLİRMİŞ GİBİ DAVRANDIK.TEK SUÇU BENİM ASLINDA ZAMANSIZ GİRDİM HAYATINA,ZAMANSIZ ÇIKIYORUM.YIRTILIP ATILACAK BİR ŞEY OLMADIĞI İÇİN GERİDE, HAYALLERİMİZİN COŞKUSUNU YÜREĞİME KİLİTLEYİP,HAYALLERİMİZİ GÖKYÜZÜNE ÜFLÜYORUM.DOĞRU BİR SEVDADA
TEKRAR BULUŞSUNLAR DİYE.GERİYE TORUNLARIMIZA BİLE ANLATILMIYACAK
KADAR GİZLİ BİR AŞKIN HÜZÜNLÜ ANILARI KALDI.
ADININ ĞEÇTİĞİ HER YERDE YÜREĞİME BİR SIZI İNİYOR.ŞARKILARA SAKLANMIŞ
SİTEMLER İÇİMİ DAĞLIYOR.GÖZÜMDE BİRİKEN YAŞLARI SORANLARA VERİLECEK
BİR YANITIM BİLE YOK NE ACI.
19.08.2002 SERAP
10 May 2007
BİL KENDİNİ
BUGÜNKÜ SLOGANIMIZ BİL KENDİNİ
Bir rivayete göre; dört tavuk, bir kartal yuvasına gidip bir yumurta çaldılar.Yumurtayı kümese getirdiklerinde, kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler.Zaman geçti,yumurtayı getirenler de unuttu,onlar da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inandılar.
...Bir anne bulundu yetim yumurtaya, kuluçka başladı.Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı.İçinden simsiyah kanatlı,ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı.Herkes çok mutluydu böylesini ilk defa görmüşlerdi.Anne tavuk dersler vermeye başladı yavrusuna: Bak yavrum yerden bulduğun böceği şöyle ye!.Anne tavuk her gün yeni bir şeyler öğretiyordu yavrusuna.Tehlikelere karşı nasıl davranacağını öğretti annesi:Bak yavrum, eğer kedi buradan
gelirse aksi istikamete doğru kaç,şuradan gelirse buraya kaç...
Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu.Oldukça uzun kanatları vardı.Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı...
Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendisini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü gökyüzünden süzülürken korkunç bir ihtişamla geçiş yapan
Bir başka canlıya ilişti.
- Anne bu ne? Dedi büyük tavuk.
- Ha o mu? O kartal yavrum kuşların padişahı...
- Ne de güzel uçuyor!
- Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme.Asla onun gibi olamazsın!sen tavuksun.Senden önce baban,deden,amcan hepsi ona özendi;ama hiç biri
Onun gibi uçamadı sen bir tavuksun ve tavuk gibi yaşamalısın
O günden sonra büyük tavuk,ömrü boyunca arka bahçede kartalın ihtişamlı geçişini izleyip iç çekti...Ve her seferinde “keşke bende kartal olup uçabilseydim!” dedi. Yine bir gün siyah
Kanatlı büyük tavuk ihtişamlı kartalı izlerken ölüp gitti...Onu bir tavuk gibi defnettiler ki
Hakikatte ölen bir kartaldı.
ERDAL DEMİRKIRAN’ın “ben dünyanın en akıllı insanıyım” kitabından alınmıştır.
Bir rivayete göre; dört tavuk, bir kartal yuvasına gidip bir yumurta çaldılar.Yumurtayı kümese getirdiklerinde, kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler.Zaman geçti,yumurtayı getirenler de unuttu,onlar da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inandılar.
...Bir anne bulundu yetim yumurtaya, kuluçka başladı.Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı.İçinden simsiyah kanatlı,ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı.Herkes çok mutluydu böylesini ilk defa görmüşlerdi.Anne tavuk dersler vermeye başladı yavrusuna: Bak yavrum yerden bulduğun böceği şöyle ye!.Anne tavuk her gün yeni bir şeyler öğretiyordu yavrusuna.Tehlikelere karşı nasıl davranacağını öğretti annesi:Bak yavrum, eğer kedi buradan
gelirse aksi istikamete doğru kaç,şuradan gelirse buraya kaç...
Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu.Oldukça uzun kanatları vardı.Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı...
Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendisini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü gökyüzünden süzülürken korkunç bir ihtişamla geçiş yapan
Bir başka canlıya ilişti.
- Anne bu ne? Dedi büyük tavuk.
- Ha o mu? O kartal yavrum kuşların padişahı...
- Ne de güzel uçuyor!
- Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme.Asla onun gibi olamazsın!sen tavuksun.Senden önce baban,deden,amcan hepsi ona özendi;ama hiç biri
Onun gibi uçamadı sen bir tavuksun ve tavuk gibi yaşamalısın
O günden sonra büyük tavuk,ömrü boyunca arka bahçede kartalın ihtişamlı geçişini izleyip iç çekti...Ve her seferinde “keşke bende kartal olup uçabilseydim!” dedi. Yine bir gün siyah
Kanatlı büyük tavuk ihtişamlı kartalı izlerken ölüp gitti...Onu bir tavuk gibi defnettiler ki
Hakikatte ölen bir kartaldı.
ERDAL DEMİRKIRAN’ın “ben dünyanın en akıllı insanıyım” kitabından alınmıştır.
YÜREĞİMDEN KOPANLAR
SONBAHAR
YORGUN SONBAHARI KARŞILIYORUM.NEMLİ RÜZGARA EŞLİK EDEN SAĞANAK YAĞMUR.ANSIZIN BULUTLARIN ARASINDAN SÜZÜLEN GÜNEŞ.İNSANI HAFİF ÜRPERTEN BİR SEVDA MASALI BİR TERKEDİLİŞ ÖYKÜSÜYLE SONBAHARI KARŞILIYORUM.
BİR MEVSİME DAHA SENSİZ BAŞLIYOR,GÖÇMEN KUŞUN KANADINDA SILADAN UÇUYORUM.
GİDİYORUM HAYATINDAN SONSUZA DEK ÇIKIYORUM.SENİNLE TÜM MEVSİMLERİ
SENSİZ YAŞADIM.SENSİZ SONBAHARI KARŞILAMAYA GİDİYORUM.AĞAÇLAR YAPRAKLARINI DÖKERKEN USUL USUL TÜKENİYORUM.ÖNCE UMUTLARIMI,SONRA
İÇİMDEKİ SEVDAYI KURU SONBAHAR YAPRAKLARI İLE,RÜZĞARA BIRAKIYORUM.
SEN SONBAHARI SEVMEZDİN ZATEN,BENSİZ HİÇ SEVMEYECEKSİN.OYSA BEN SENİNLE TÜM MEVSİMLERİ SEVMİŞTİM.BİR SONBAHAR YAĞMURUNDA SENİNLE ISLANMAYI HAYAL EDEREK, KAÇ SONBAHAR HARCADIM BİLİYORMUSUN?HİÇ SORMADIN DAHA KAÇ SONBAHARI KARŞILAMAYA GÜCÜN VAR BENSİZ DİYE?KENDİ
SONBAHARIMA GELDİM İŞTE.SONBAHARIMDA İLK BAHARIMI YAŞAMAK ÜZERE YAĞMUR DAMLALARINDAN KAÇIP BİR SAÇAK ALTINA SIĞINIYORUM.
KÖPRÜ ALTLARINDA ŞARAPCI OLURUM BENİ BIRAKMA DEMİŞTİN,BAĞIŞLA NE OLUR GELMEDİN NE YAPABİLİRDİM?SANA SÖZ BÜTÜN ŞARAPCILARA ŞARAP PARASI VERECEĞİM BUNDAN SONRA,SANA RASTLARIM UMUDUYLA,UMUDU YİTİRİRKEN
YENİ BİR UMUDA SAPLANIYORUM HEPSİNDE KARŞIMA SEN ÇIKIYORSUN YORULDUM NE OLUR BAĞIŞLA.
24/08/2002 SERAP
YORGUN SONBAHARI KARŞILIYORUM.NEMLİ RÜZGARA EŞLİK EDEN SAĞANAK YAĞMUR.ANSIZIN BULUTLARIN ARASINDAN SÜZÜLEN GÜNEŞ.İNSANI HAFİF ÜRPERTEN BİR SEVDA MASALI BİR TERKEDİLİŞ ÖYKÜSÜYLE SONBAHARI KARŞILIYORUM.
BİR MEVSİME DAHA SENSİZ BAŞLIYOR,GÖÇMEN KUŞUN KANADINDA SILADAN UÇUYORUM.
GİDİYORUM HAYATINDAN SONSUZA DEK ÇIKIYORUM.SENİNLE TÜM MEVSİMLERİ
SENSİZ YAŞADIM.SENSİZ SONBAHARI KARŞILAMAYA GİDİYORUM.AĞAÇLAR YAPRAKLARINI DÖKERKEN USUL USUL TÜKENİYORUM.ÖNCE UMUTLARIMI,SONRA
İÇİMDEKİ SEVDAYI KURU SONBAHAR YAPRAKLARI İLE,RÜZĞARA BIRAKIYORUM.
SEN SONBAHARI SEVMEZDİN ZATEN,BENSİZ HİÇ SEVMEYECEKSİN.OYSA BEN SENİNLE TÜM MEVSİMLERİ SEVMİŞTİM.BİR SONBAHAR YAĞMURUNDA SENİNLE ISLANMAYI HAYAL EDEREK, KAÇ SONBAHAR HARCADIM BİLİYORMUSUN?HİÇ SORMADIN DAHA KAÇ SONBAHARI KARŞILAMAYA GÜCÜN VAR BENSİZ DİYE?KENDİ
SONBAHARIMA GELDİM İŞTE.SONBAHARIMDA İLK BAHARIMI YAŞAMAK ÜZERE YAĞMUR DAMLALARINDAN KAÇIP BİR SAÇAK ALTINA SIĞINIYORUM.
KÖPRÜ ALTLARINDA ŞARAPCI OLURUM BENİ BIRAKMA DEMİŞTİN,BAĞIŞLA NE OLUR GELMEDİN NE YAPABİLİRDİM?SANA SÖZ BÜTÜN ŞARAPCILARA ŞARAP PARASI VERECEĞİM BUNDAN SONRA,SANA RASTLARIM UMUDUYLA,UMUDU YİTİRİRKEN
YENİ BİR UMUDA SAPLANIYORUM HEPSİNDE KARŞIMA SEN ÇIKIYORSUN YORULDUM NE OLUR BAĞIŞLA.
24/08/2002 SERAP
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
